Panik atak, birkaç dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku dalgasıdır. Çarpıntı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, titreme, baş dönmesi ve "kalp krizi geçiriyorum", "kontrolümü kaybediyorum" düşünceleri eşlik eder. Ataklar yinelendiğinde ve kişi "bir sonraki atak" korkusuyla yaşamını kısıtlamaya başladığında panik bozukluktan söz edilir.
Sık görülen belirtiler
- Ani başlayan çarpıntı, terleme, titreme
- Boğulma ya da nefes alamama hissi
- Göğüs ağrısı, bulantı, baş dönmesi
- Gerçek dışılık ya da kendine yabancılaşma duygusu
- Ölme ya da delirme korkusu; kalabalık, yol, asansör gibi yerlerden kaçınma
Tedavi
Panik bozukluk, tedaviye en iyi yanıt veren ruhsal sorunlardan biridir. Psikoterapide atakların bedensel mekanizması anlaşılır, korkuyu büyüten düşünce döngüleri fark edilir ve kaçınılan durumlarla adım adım yeniden bağ kurulur. Analitik çalışma ise atakların hangi yaşam dönemlerinde, hangi duygusal yüklerle ortaya çıktığını anlamayı sağlar. Gerektiğinde kısa ya da orta süreli ilaç desteği planlanır.
Sık sorulan sorular
Panik atak tehlikeli midir?
Panik atak çok korkutucu olsa da kendi başına hayati tehlike yaratmaz. Yine de ilk ataklarda kalp ve diğer bedensel nedenlerin bir hekim tarafından dışlanması önemlidir.
Panik atak tamamen geçer mi?
Evet. Uygun tedaviyle kişilerin büyük çoğunluğu ataklardan kurtulur ve kaçındığı yaşam alanlarına geri döner.
Atak sırasında ne yapabilirim?
Atağın birkaç dakika içinde kendiliğinden geçeceğini hatırlamak, nefesi yavaşlatmak ve kaçmak yerine durumu beklemek atağı kısaltır. Bu beceriler seanslarda birlikte çalışılır.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Acil durumlarda 112'yi arayınız.